Hoşçakal Ustam

Yusuf Kurçenli
Taşların Sırrı (Star TV) 1992, Ahlat

Haber geldi.
Telefon etmek istedim sana.

Cümle kuramadım. Kelime çıkamadı ağzımdan.

Yokluk ile varlığı ayırt edemez bir şuursuzluk hali…

Kaç yıl oldu?
Üniversitede sinema öğrencisiyken, Karartma Geceleri söyleşisinde tanışmamızla aniden senin de öğrencin oldum.
20-21 yaşlarında ukala, okullu sinemacı şımarıklığı vardı bende.
Filmle ilgili olumsuz eleştiri yapmak amacıyla gelmiştim oraya.
Tüm sorularım da ukalacaydı.
Buna rağmen, beni asistan yaptın.
Üstelik bir de, “Filmle ilgili sorduğun sorular hoşuma gitti” dedin.
Bu bana verdiğin ilk dersti.

Uzun uzun yazacak halde değilim şu an.
Senden sinema dışında da çok şey öğrendim.
Bana göre daha da kıymetlisini.

Altı sene kadar beraber çalıştık, bana babalık, öğretmenlik, arkadaşlık, ustalık ettin.
Sen tanıdığım en güzel insandın Yusuf.
Seni tanıyan herkes bunu söyleyecektir.
Bir tek kişinin kalbini kırdığını görmedim.
Hiç yüzünü karartmadın, hep gülümseyerek karşıladın hayatın getirdiklerini.
O kadar iyi bir öğretmen olduğun halde senin kadar iyi bir insan olmayı başaramadığımı biliyorum.
Ama deniyorum Yusuf.
Haksızlık etmemeye, haksızlık yapana karşı durmaya çalışıyorum.

23 yıllık arkadaşlığımızda, çıraklığımda yanlışım olduysa helal et.
Senin bendeki emeğin annemden hemen sonra geliyor.

Kendimi teselli ediyorum, canın gibi sevdiğin arkadaşın, yoldaşın Dinçer’e kavuşursun belki diye. Siz hiç ayrılmadınız, kalbimde de öyle yeriniz.

Hoşçakal Ustam.